Uydumuz “Ay” hakkında 10 Eğlenceli Gerçek
paylaş

Sürekli bir hareketin olduğu, ancak çoğunlukla da  maalesef olumsuz eylemlerin olduğu ülkemizde, genelde başlar aşağı doğru eğik bir gazete  veya yatay konumda bir TV- bilgisayar ekranına doğru bakmakta. Oysa başımızı yukarı doğru kaldırdığımızda birçok ilginç ve büyüleyici olabilecek çıplak gözle dahi bazılarını  görebileceğimiz objeler var. Bugünün tarihi olan 13 Haziran 2014 örneğin Ayımızın dolunay evresinde olduğu bir konumda. Belki şaşıracaksınız ama aslında gözlem için uygun bir zaman değil ama gene de  hadi şimdi biraz başımızı yukarı kaldıralım ve aşağıdaki bilgileri hem gözlem yaparak hem de paylaşarak hafta sonu için bir Ay-Gözlem partisi yapalım.

Dünyamıza en yakın komşumuz,  harika bir yer olan Ay’dır. SKYNEWS dergisinin Temmuz/Ağustos 2014 sayısında bu günlerde (13 haziran) dolunay görünümünde olan ve Haziran ayında Bal Ayı olarak tanımlanan ayımız hakkında 10 eğlenceli olarak bilgi aşağıdadır.

1. Ayımız, güneş sistemindeki bir gezegenin yörüngesine göreli olarak en büyük uydu ’dur.

Ay, Dünya'nın çapının üçte birinden biraz daha fazla büyüklüktedir. Hatta bir yaklaşıma göre çift gezegen sistemidir. Güneş'e en yakın dört adet kayalık gezegen arasında, Dünyamız gerçek bir Aya sahip tek gezegendir. Merkür ve Venüs kendi yörüngelerinde yalnız dolanırlar. Mars ise daha çok asteroit olarak tanımlanabilecek iki minik uyduya sahiptir.

2. Aya doğru arabayla gitmek çok ama çok uzun zaman alacaktır.

Apollo astronotları roketler kullanarak Ay'ın yörüngesine sadece 3 gün içerisinde ulaştılar. Oysa araba ile oraya gitmek isteseniz 5 aydan daha fazla sürecektir. Üstelik bu yolculuk sırasında yakıt alma ve tuvalet gibi ihtiyaçlarınız için durmadan saatte 100 km hızla gitmeniz gerekmektedir.

3. Ay'ın “karanlık tarafı” diye bir şey yoktur.

Bazı popüler medyalarda yayınlanan, bilinen bir şarkıya rağmen Ay'ın her iki tarafı da Güneş’ten eşit miktarda ışık alır. Karanlık taraf olarak adlandırılmasının nedeni Dünya yüzeyinden, bu tarafını aynı hızla dönüyor olmamızdan dolayı görememizdir.

4. Aralık 1972’den beri Ay'ın yüzeyinde kimse yürümemiştir.

Bu bilgi doğru bilgidir. Özellikle günümüz bilgisayar – konsol oyunlarını oynayan çocuklar için sanki çok rutin bir iş gibi görünmesine rağmen uzun bir süredir bir daha ay yürüyüşü tekrarlanmamıştır.

5. Dinozorlar da bizim gibi aynı Aya bakmışlardır.

65 milyon yıl önce Dinozorlar aylak aylak yeryüzünde dolaşırlarken de aynı Ay vardı. Ay yüzeyinde oluşmuş tüm ana kraterler, ay denizleri ve diğer yüzey şekilleri insanlıktan çok daha eskidirler.

6.”Gümüşümsü” Ay, gerçekte koyu gridir.

Ay'ın yüzeyi, gün ortasındaki güneş ışığının altında asfalt gibi parlaktır. Peki o zaman neden gökyüzünde bu kadar parlak görünür? Bu durum ekstrem bir kontrast etkisi olarak adlandırılır: Gecenin karanlığında gökyüzüne karşı baktığınızda Ay süper parlak görünür. Oysa gün içinde bildiğiniz gibi Ay göründüğü zamanlara ne kadar soluk görünmektedir.

 7. Yükselen Ay, diğer zamanlardakinden daha büyük değildir.

Uzak bir ufkun üzerinde süzülmekte olan bir Dolunay'ı görmüş olan herhangi biri “Ay illüzyonu”na şahit olmuştur. İkna olmadınız mı? Bir daha ki sefere sizde deneyin. Kolunuzu uzatarak bir kurşun kalemin arkasındaki silgi ile Ay diskini kapatın. Ay yükseldikten hemen sonra gene aynısını yapın. Göreceksiniz ki her iki durumda da silgi Aya eşit büyüklüktedir.

8. Ay'ı gözlemlemenin en iyi yolu, Ay'ın dolunay olmadığı zamandır.

Astronomiye ilginizi bilen arkadaşlarınız muhtemelen size şunu söylemişlerdir: “Dün akşam Dolunay ne güzel görünüyordu”. Çıplak gözle veya teleskopla etkileyici bir görüntü kalitesi istiyorsanız Ay'ın dolunay evresi gözlem için iyi bir zaman değildir. Çünkü Ay'ın yüzeyi ışıkla doludur ve yüzey üstündeki ne gölge ne diğer yüzey özellikleri çok fazla görünmezler.

9. Şu ana kadar Ay’dan topladığımız taş miktarı sadece 431 Kg civarındadır.

Bunların çoğu Apollo astronotları tarafından toplanmıştır. Bazıları ise kaynağı Ay olan meteoritlerdir. Bir kıyaslama yapmak gerekirse, her yıl çıkarılan elmas miktarı bunun 60 katıdır.

10. Yaşamımızı Ay'ımıza borçluyuz – Gerçekten.

Eğer mevcut teorilerden biri doğru ise,  bu büyüklükte bir Ay’ımız olmasaydı bizde olmayacaktık. Dünya'nın rotasyonun stabilitesi ve Ay'ın gelgitlerinin ürettiği salınımı arasındaki kompleks etkileşimler yaşadığımız bu gezegendeki zengin çeşitliliğe neden olmuştur. Ay'ın bu med cezir etkileri olmaksızın, Dünyamızdaki yaşam son derece düzensiz ve kompleks yaşamı bir arada tutmak için uygun olmayacaktı

Kaynak: Garry Seronik, “10 Fun Facts About The Moon”, SKYNEWS, July-August 2014

Ebeveyn Denge Yasası
Bir İnsan Kaynakları (İK) Yöneticisi Gerçekte Ne Yapar?