Sosyal Sorumluluk Üzerine Düşünceler
2019/11/yanindayiz_maraton.jpg
Sosyal sorumluluk son birkaç yıl öncesine kadar çok aktif olduğum bir konu değildi. Yapılan kimi şeyleri görüyor hatta bazılarına da ufak tefek katkılarda bulunuyordum. Ancak ne zaman ki YANINDAYIZ derneği ile karşılaştım o zaman işler değişti. 2018 yılında, erkeklerin aktif katılımıyla toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını amaçlayan Türkiye’deki ilk, dünyadaki sayılı sivil toplum kuruluşlarından bir olan derneğimizin kurucuları arasında yer almam ve kendimi özellikle Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (TCE) konusunda geliştirmeye başlamamla şunu fark etmeye başladım:
Bir Erkek Bakış Açısından: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mi? Adaleti Mi?
2019/3/phat-dong-cuoc-thi-viet-tao-chuyen-bien-nhan-thuc-hanh-vi-ve-binh-dang-gioi-cc1373a65d7505dc05bd950404bf8817_xl-thumb169.jpg
Öncelikle bu sorunun hikayesini paylaşayım sizlerle. Her şey bir telefonla başladı. Telefondaki ses, hayatını kadınların mücadelesine adamış aynı zamanda çok da başarılı olan bir iş kadını Nur Ger. Özetle aramızda geçen diyalog şöyle; “Toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili erkeklerin aktif bir şekilde rol aldığı bir dernek kurmak üzere bir süredir çalışıyoruz. Bu konuda yaptığımız vizyon, misyon,değerler çalışmasına moderatör olur musunuz? Elbette elimden geleni yaparım ancak çok bildiğim bir konu değil öncelikle biraz araştırmama izin verin”. Ve sonrasında aşağıdaki tanıtım videosunu izleyebileceğiniz YANINDAYIZ adı ile bu önemli derneğin kurucuları arasında yer alarak aktif bir şekilde halen katılım gösterdiğim bir süreç başladı.
Bir İstanbul Hayali
2019/1/izh1.jpg
Bu yazının amacı İstanbul’u çok seven ve 45 yıldır Anadolu yakasında yaşayan biri olarak daha iyi bir İstanbul için  büyük şehir belediye başkanından beklentilerimi paylaşmaktır. İstanbul gibi büyük bir metropolün çok fazla boyutu olduğu aşikardır. Bu yazıda sadece kendi açımdan önemli gördüğüm konular yer almaktadır.  Bu yazıyı daha rahat okuyabilmek için önce bir zihin haritası paylaşıp ve akabinde kısa bir girişten sonra yazıyı; gerek şartlar, yeter şartlar ve fark yaratabilecek projeler diye 3 ana başlık altında topladım. En sonunda 10 maddelik bir manifesto ile özetledim.  Yazının tamamını okumak için zamanınız yoksa en azından aşağıdaki zihin haritasına göz atmanızı tavsiye ederim.
Spiral Dinamikler: Barış İçinde Bir Dünya’da özgür bir BİREY olarak yaşarken HEPİMİZ anlayışına sahip olmak mümkün mü?
2017/3/sd_ressim.jpg
Son yıllarda dünyada ve ülkemizde inanılmaz şeyler yaşanmaya başladı. D. Trump gibi bir çılgın milyarder A.B.D. başkanı seçildi.  İngiltere Avrupa Birliğinden çıktı. Kuzey Kore gibi tamamen sistemin dışında görünen kapalı sistem içinde yaşayan bir diktatörlük sürekli yaptığı Nükleer füze denemeleri ile büyük bir tehdit olarak ara ara kendini gösteriyor. Orta Doğu adeta terör olayları için bir simülasyon programı gibi korkunç acımasızlıklara sahne oluyor. Dünya’nın her yerinde beklenmedik anda terör olayları meydana gelebiliyor. Bu arada Kanada gibi tüm Dünya’ya demokrasi dersi veren, Finlandiya gibi eğitim sisteminde inanılmaz iyi şeyler yapan, Mars gezegeninde koloni kurma, sınır tanımayan doktorlar gibi insanlara yardım etmek [...]
Örgüt ve İlişki Sistemleri Koçluğu (ORSC - Organization & Relationship Systems Coaching)
Makale
2017/1/orsc_kapak_gorseli.jpg
Geleneksel koçluk yaklaşımları bireysel değişim ve gelişim uygulamaları üzerine odaklanır. ORSC yaklaşımı ise bireylerin meydana getirdiği ilişkilerin gücünü fark ederek bunun üzerine yoğunlaşan bir koçluk yaklaşımıdır. Bu güçlü bir yaklaşım çünkü insanlığın büyük bir çoğunluğu izole bir şekilde yaşamıyor. Kurduğumuz ikili, üçlü ilişkilerle arkadaşlık, dostluk, aile veya daha büyük anlamda çeşitli sosyal gruplar, toplulukların ya da bir kurumun parçası olarak yaşıyoruz. Bu ilişki sistemleri içerisinde de “kim kime ne yapıyor?” gibi günlük yaşamda ikili ilişkilerimizden iş yerlerine kadar hemen her ilişki sisteminde gördüğümüz, duyduğumuz dedikodu ve gıybet üreten, bunun sonucunda kin ve düşmanlığı pekiştiren çözümsüz eylemler yerine “şimdi burada ne oluyor?” [...]