Çalışanların Yüzde Yetmişi Mutsuz…
paylaş

Yazının başlığı oldukça ilgi çekici ancak bu ilgi çekici olsun diye değil, Gallup araştırma şirketi tarafından Amerikan işgücü için yapılmış devasa bir araştırmanın çarpıcı bir özeti.

Gallup, araştırma şirketi, çalışan bağlılığı konusunda Amerikan iş gücü yaptığı 2013 raporunu açıkladı. Rapor, 2010-2012 yılları arasında Amerikan işyerleri arasında yapılan bir çalışmanın çarpıcı bulgularını paylaşmaktadır. Gallup, uzun süreli yapmış olduğu araştırmalar yoluyla, başarılı çalışanları bir işyerinde tutan faktörleri belirlemiş ve Q12 adını verdiği 12 adet soru ile bunları uzun zamandır ölçümlenmektedir.

En son yapılan çalışmalardan biri olan Amerikan işyerlerindeki çalışan bağlılığı sonuçları, yaklaşık 100 milyon Amerikalıların sadece 30 milyonun (%30)  bağlı, çalışırken motive ve harika patronları olduğunu göstermektedir.  Spektrumun diğer ucunda ise yaklaşık 20 milyon (%20) Amerikalı iş yerlerine aktif bir şekilde bağlılığı olmadığı dile getirmekte, bunu göstermektedir. Bu çalışanların adeta cehennemden gelmiş gibi gördükleri patronları onları acınası hale getirmekte ve koridorlarda mutsuz bir şekilde aylak aylak dolaşarak sonunda ayrılmaktadırlar. Geriye kalan 50 milyon (%50) Amerikalı ise iş yerlerine bağlı olmayan kişilerden oluşmaktadır. Bu kişiler sadece çalışmaktadırlar, ne işlerinden ne de yöneticilerinden her hangi bir ilham görmemekte, motive olmamaktadırlar.

Dolaysıyla 3 bağlılık tipi araştırma sonucunda ortaya çıkmıştır:

  1. Bağlı Çalışanlar: Tutkuyla çalışan, şirketlerine derin bir bağlılık hisseden, inovatif, şirketlerini ileriye taşıyan çalışanlar.
  2. Bağlı olmayan çalışanlar: özetle aslında “çıkış- check out” yapmış çalışanlardır. Çalışma günü içinde sanki ayakta uyur gibi olan, işe sadece zamanlarını veren ancak herhangi bir tutku veya enerji ile çalışmayan personeldir.
  3. Bağlı olmayıp bunu dile getirenler: Bu çalışanlar sadece bağlılığı düşük olmakla kalmayıp aynı zamanda bu durumu sürekli kaşıyan, mutsuzluklarını dışa vuran ve çalışma arkadaşlarını etkileyenlerdir.

Rapordaki bazı önemli bulgular şunlardır:

  • Çalışan bağlılığı iş sonuçlarda fark yaratmaktadır:
    • Gallup’un yaptığı bağlılık anketi veri tabanında yer alan en üst %25 dilimdeki (en iyi yönetilenler) sonuçlar,  en alt %25’lik dilimdekilerle (en kötü yönetilen) karşılaştırıldığında verimlilik, karlılık ve müşteri memnuniyeti manidar bir şekilde daha yüksek iken daha az personel devir hızı, devamsızlık ve iş kazası görülmektedir.
    • Çalışan başına kazanç oranı, bağlılığı yüksek ve düşük olanlar karşılaştırıldığında manidar fark görülmektedir.
    • Gallup, bağlılığı düşük olup bir de bunu dile getirenlerin Amerikan ekonomisine maliyetinin yılda 450 ila 500 milyar dolar arasında olduğunu tahmin etmektedir.
  • Lider ve yöneticiler çalışan bağlılığında kritik öneme sahiptirler:
    • 2012 yılında elde edilen sonuçlara göre yöneticilerin üçte birinden biraz daha fazlası (%36) bağlı olarak çıkmıştır. Bu bulgu, 2009 yılında elde edilen bulguya göre 10 puan daha yüksektir. Çalışanlar için bunun tam tersi bir sonuç söz konusudur. Bağlılık 2009-2012 yıllar arasında giderek düşmüştür.
    • Gallup sonuçları göstermektedir ki çalışanlarının güçlü yönlerine odaklanmış yöneticiler, aktif bir şekilde bağlılığı düşük olanları şirketten çıkartmakta, bağlılığı yüksek çalışanları sayısını ikiye katlamaktadırlar.
  • Farklı tipteki çalışanları için farklı bağlılık stratejileri gerekmektedir.
    • Araştırma sonuçlarına göre kariyerinin başında olan ya da sonuna yaklaşan çalışanlar kariyerinin ortalarında olanlarına göre çok daha bağlı olma eğilimindeler.
    • Y kuşağında bulunan çalışanların pek çoğu iş pazarında bir gelişme olduğu takdirde sonraki 12 ay içerisinde işlerinde ayrılabileceklerini söylemektedirler.
    • Kadınlar erkeklere göre genel anlamda daha bağlı görülmektedirler.
    • Eğitim seviyesi yükseldikçe bağlılık düşmektedir.
  • Bağlılığın performans üzerindeki etkisi, şirket politikaları ve yan haklardan daha fazla görülmektedir.
    • Çalışma saatleri, esnek zamanlar, izinler gibi bazı belli şirket politikaları çalışan memnuniyeti üzerinde etkisi olmasına rağmen, iş ortamındaki bağlılık seviyesi şirket politikalarını gölgede bırakmaktadır.
    • Sürekli olarak bir yöneticinin denetiminde olmamasına rağmen uzaktan çalışan personel bir ofis içinde çalışan personel göre çok daha fazla zamanını vermektedir.
    • A.B.D.’de çalışanların sadece %26’sı hem bağlı ve başarılıdır. Çalışanlar yaşamlarının her alanında bağlı ve başarılı olduklarında iş performansının başarısını sürekli kılmalarının güç zamanlarında dahi mümkün olabileceği görülmektedir.
  • Çalışanlar müşteri bağlılığını sağlamak konusunda hazırlanmaktadırlar.
    • Çalışanların sadece %41’i gerçek anlamda çalıştığı şirketinin gerçekte ne yaptığını ve rakiplerine göre fark yaratan alanlarının neler olduğunu bilmektedirler.
    • Hizmet çalışanları ( müşteriler ile daha sık, direkt temas halinde olanlar) bağlılık seviyesi herhangi bir başka mesleğe göre en düşük seviyede yer almakta ve yıldan yıla azalmaktadır.

Şirketler Bağlılığı İyileştirmek İçin Neler Yapabilirler?

Gallup yayınladığı bu raporda bağlılığı iyileştirmek için önerilerini aşağıdaki başlıklarda toplamaktadır:

  • Doğru bağlılık ölçüm anketleri kullanın.
  • Müteşebbis ve yerel seviyelerde bağlılığa odaklanın. Yukarıdan aşağıya doğru bir yaklaşım belirleyin.
  • Yöneticilerinizi doğru seçin.
  • Yöneticilerinize koçluk aldırın ve onları çalışanların bağlılığını sağlama konusunda sorumlu yapın.
  • Gerçekçi ve günlük iş yaşamında uygulanan bağlılık hedefleri belirleyin.
  • Her bir çalışana dokunacak farklı yollar bulun.

Yararlanılan Kaynak:

http://www.gallup.com/strategicconsulting/163007/state-american-workplace.aspx

2014 yılında Boğa Burcunda Harika Şeyler Olacak!
Dolandırıcılığın 7 psikolojik ilkesi: Bu teknikleri öğrenerek kendinizi koruyabilirsiniz.